Subscribe

RSS Feed (xml)

Powered By

Skin Design:
Free Blogger Skins

Powered by Blogger

2 Eyl 2008

Diri Diri Gömülen Kadınlar Düşünün!



Filistinde genç bir kadın, babası tarafından diri diri toprağa gömülerek öldürüldü.
El Arabiya'nın internet sitesinde yer alan habere göre Filistin'de genç bir kadın, "aile şerefini" korumak gerekçesiyle diri diri toprağa gömüldü.

70'li yaşlardaki babanın polise teslim olarak kızının ölümünü haber verdiği belirtildi. İsmi açıklanmayan baba, kızın el, ayak ve ağzını bağladıktan sonra bir çukura gömdüğünü söyledi.



Filistin polisinin, otopsi yapılması için kadının cesedini çıkardığı belirtildi. Yapılacak incelemede kadında darp izi olup olmadığı yada ölümün definden önce meydana geklip gelmediği belirlenecek.
Öte yandan polisin, cinayetle ilgileri olabileceği şüphesiyle kadının dört kardeşini de gözaltına aldığı belirtildi.

Pakistan'da insan hakları örgütlerinin, vurulduktan sonra diri diri gömüldüğünü söylediği 5 kadının öldürülmesiyle ilgili soruşturma başlatıldı.

Pakistan İçişleri Bakanlığı yetkilisi Rahman Malik, geçen ay ülkenin güneybatısındaki Belucistan eyaletinin başkenti Ketta'nın Babakot köyünde 5 kadının öldürülmesiyle ilgili olarak soruşturma başlatılması ve bir hafta içinde rapor hazırlanması emrini verdiğini açıkladı.



Malik, yaptığı açıklamada, "Burası bir Avrupa toplumu değil. Bizler farklı bir toplumuz ama kadınlara karşı ne din ne de kültür adına şiddet hoş görülür" dedi.
İnsan hakları örgütleri, 3'ü seçtikleri kişilerle evlenmek isteyen 5 kadının katillerinin, bölgede güçlü ve siyasette yeri olan bir aileyle bağlantılı olduklarını ve polisin konuyu soruşturmasını engellediklerini öne sürüyor. Olay, çok sayıda kadının namus cinayetine kurban gittiği ülkeyi sarsmıştı.
Pakistan'daki İnsan Hakları Komisyonuna göre, ülkede her yıl bin civarında kadın namus cinayetine kurban gidiyor.



Ünzile insan dölü
On kardeş beşi ölü
Büyüdükçe ufak
Ve gelir de görücü

İnci gibi dişi
Görücü bilir işi
Söğüdüm ağlar gider
Olur hatun kişi

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk,hem de kadın
Onikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor

Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda dünyanın bittiğine
Ünzile insan dölü
Bilinmezlere gebe
Sırların mihletini yüklenipte beline

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hem de kadın
Onikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor.

Bu kategorideki diger basliklar:



Widget by Hoctro | Jack Book

16 yorum:

Bendeniz.. dedi ki...

Şimdi reader den gördüm yazı eklediğini sevindim canım ama içim bir tuhaf oldu.
Bu kadar ağır ve korkunç bedelleri göze almaları buna rağmen bişeyler yapmaları kadınların tuhaf..
Namus adı altındaki canilik acımasızlık akıl alır gibi değil..
Ana baba olma vasfı taşımıyor bu yaratıklar,peki insanlık?
kadına şiddet değil bu resmen katliam..sözcük bulamıyor dilim ki söylesin.
hangi tarafına kaysa aklım mantığım vicdanım kabul etmedi gitti..

Kızıl dedi ki...

Tutkucuğum geçtiğimiz günlerde gazetede yine buna benzer bir haber okumuştum. Pakistanda geçiyordu olay. Yüzüne kezzap atılan kadınlar vardı haber de. Yani konu çok detaylı ama işte kısaca şöyle belirteyim; Kız okumak istiyor, babası hayır diyor ve suratına kezzap atıyor :( Adamın biri başka bir kızın yolunu kesiyor "evleneceksin benimle" diyor, kız "jayır" diyor, ve o adi herif yüzüne kezzap atıyor. Babası teyzesinin oğlu ile evlendirmek istiyor, kız kabul etmiyor ve teyzesinin oğlu olan aşağılık, yüzüne kezzap atıyor :(( Yaa aslında varya bunlar ne ki, daha neler neler var. Bu malesef bir gerçek, şaka gibi ama o kadar çok yaşanılıyor ki bu gerçek rakamları öğrensek beynimiz durur. İranlaşma yolunda olan bir Türkiye var biliyorsun, bunu kimse inkar edemez hem de hiç. Türkiyede'de yaşanır bunlar ve sonra kalkıp derler ki "Şeriatın kestiği parmak kanamaz". Böyle yani, bunlar gerçek olaylar ve de hap vardı zaten. Sağol duyarlılığın için.

Sevgilerimi sunuyorum sana.

Karazâde dedi ki...

Bendeniz abla ben de inanamıyorum, kadınlar bizim ülkemizde neden 2. sınıf vatandaş muamelesi görüyor anlamıyorum. Evin reisi erkek, daha fazla maaş alan erkek, eve sarhoş gelen erkek, karısına şiddet uygulayan erkek, tecavüz eden erkek, karısını aldatan da erkek. Onlar bizim toplumumuzda bir bedel ödemiyorlar zalimlikleri için. Ödemedikleri gibi namus cinayeti adı altında işledikleri bu cinayetler için takdir bile ediliyorlar. Bu inanılmaz, gerçekten benim de aklım ermiyor.

Ben de okudum yüzlerine kezzap dökülen kadınları, gerçekten tüylerim ürperdi bir an yorumunu okurken. Vicdansız bunlar ya, hesabını öteki dünyada nasıl ödeyecekler, bir insanın hayatını mahvetmek bu ülkede demek bu kadar kolay! Ve ben diyorum ki, cezalarda da eşitlik olmalı, arkadaşım Çin'de okuyor, çok katı bir ceza sistemi var, öldürürsen idam ediliyorsun, hırsızlık yaparsan idam ediliyorsun, kezzap mı döküyorsun, senin de yüzüne kezzap döküyorlar. Bu zihniyetteki insanlar idam edilmeli, tavizkar olunmamalı kesinlikle. İnsan hakları ihlali falan da filan da. İdam şart! Yoksa bu tür cinayetlerin önünü kesemeyeceğiz. Devlet vatandaşının can güvenliğini dikkate almıyor, verdiğin örneklerde bunu çok net görebiliyoruz Pandora.

Teşekkürler...

KimOlduğunuBilirsinSen dedi ki...

Çocuklar senin değil..
Hayatın oğul ve kızları.
Seninle beraber ama sana ait değiller...
Sevgini verebilirsin onlara, ama
Düşüncelerini değil.
Çünkü onların kendi düşünceleri var.
Bedenlerini evinde barındırabilirsin, ama
Ruhlarını değil..
Çünkü ruhları yarının evinde yaşar.
Ve sen o evi rüyalarında bile
Ziyaret edemezsin
Onlar gibi olmak isteyebilirsin, ama
Onları kendine benzetmeye çalışma.!
Çünkü hayat geriye gitmez..
Sen bir yaysın...
Çocukların senden ileriye fırlayan oklar gibi..

bence bu şiir düşüncelerimi özetliyor,bir çocuğu dünyaya getirmek dünyanın hiçbir yerinde,hiçbir dininde onların hayatına kendine göre yön verme veya gelmesine aracı olduğun gibi onları ortadan kaldırma hakkını HİÇKİMSEYE vermez..çocuklar Allah'ın birer emaneti.anne babaya tek düşen onlara güzel ahlak vermek,tehditle veya döverek veya gömerek değil..konuşarak.anlaşamazlarsa da gazaba uğratmak onların görevi değil..olmamalı.
burda yazanlarsa,vahşet..

Karazâde dedi ki...

Sen bir yaysın...
Çocukların senden ileriye fırlayan oklar gibi...

Şiir sanırım size ait, değilse de kim yazdı merak ettim doğrusu.Bu söz çok hoşuma gitti. Bu arada Bendeniz ablanın kızısınız sanırım, gerçekten çok şanslısınız, mükemmel bir anneniz var. Siz de görüş ve düşünce yönünden annenize benziyorsunuz; modern, çağa ayak uyduran, yenilikçi... Anne ve babanın çocukları üzerinde birtakım sorumlulukları vardır. Çocuk 18 yaşına kadar anne ve babasının himayesi altında kalır.Ergenliğin bitimine kadar çocuk özgün olmaz, anne ve babanın düşünceleri çocuğun üzerinde etkili olur. Daha sonra belirli bir olgunluk seviyesine erişince çocuk, kendine ait bir yaşam felsefesi oluşturma yoluna gider.Bu yaşam felsefesinin özünü anne ve baba ortak yapımı kurallar,kadideler, hayat tecrubeleri, kalıplaşmış fikirler oluşturur aslında.Özü bu olsa da birey, birikimlerini ekleyerek farklı bir bakış açısı yaratmaya ve bu şekilde özgünlüğü yakalamaya çalışır, özentilikten sıyrılır ve kendine güveni artar,anne ve baba ne düşünüyorsa aynen kabul etmek, yani onların düşüncelerinin taklitçisi olmak kötü bir şey olsa gerek.Edindiği bu yaşam felsefesi belki ebeveynden farklı bir çizgide olabilir,saygı gösterilmelidir, ama ne yazık ki çoğu zaman ebeveyn bunu anlayacak olgunluğa erişmemiştir. Bu şekilde birtakım anlaşmazlıklar çıkar çoğu zaman. Konuyla bir ilgisi var mı, ben de bilmiyorum:) Galiba sizin şiirinizi yorumladım...:)

Sizin yorumunuza katılıyorum, bu bir vahşet, bir katliam, ve ne yazık ki bizim ülkemizde bu ve benzeri eziyetler kadınlara uygulanmakta. Kadınlar bence insan olduklarının farkına varıp başkaldırmalı, sivil toplum kuruluşlarına sığınmalı ve davasına riayet etmeli. Birlik olmalı, tabii bu imkansız gibi görünse de , artık kadınlarımız okuyor, kadınlarımız artık çalışıyorlar ve buna bağlı olarak ekonomik özgürlüklerini ellerinde bulunduruyorlar. Zamanla töre cinayetleri bilinçli kadınların sağduyulu ve özverili çalışmaları sayesinde ortadan kalkacak ve ülkemizin bu ayıbı sona erecek.

Teşekkürler...

KimOlduğunuBilirsinSen dedi ki...

evet gerçekten çok güzel yorumladın.:)ama malesef ben böyle güzel şiirler yazamam,sadece okuyabilirim..şiir Halil Cibran'a ait.annem bulmuştu bunu..
evet,anne konusunda herkes bizim kadar şanslı olmuyor malesef.
bu arada şablonun da çok güzel olmuş,güle güle kullan..

Karazâde dedi ki...

Yorumumu beğendiğine sevindim, şiir size ait değil demek. Eğer size ait olsaydı, yeteneğinizin olduğunu ve kendinizi bu doğrultuda geliştirmeniz gerektiğini söyleyecektim. Şablon, Tutku-Bendeniz ortak yapımı, annen olmasaydı asla başaramazdım:)

Bendeniz.. dedi ki...

ayy tutku canım 3 kolonluymuş bu ha hiç farketmemiştik dün,harika oldu:))
benim emeğim olmadı ablam utandırdın beni çok tşk..
harika adresler eklemişsin artık hergün burdayız,buda demek oluyoı daha sık yazmalısın:))

Bendeniz.. dedi ki...

ve bu haili cibranın şiirini blogumda ilk yazılarda yazmıştım kızıma doğum günü hediyesi olarak:))
ve istediğim isim etimolojisinin sebeinide öğrenmiş oldun sanırım..evet benim için çok özel bir anlam ifade ediyor o ;)

Karazâde dedi ki...

Abla ben de onu sana söyleyecektim. Simge ismine ben de sözlükten baktım, Nisanyan'da kısaca bahsetmiş, Tuncer Gülensoy'un etimolojik sözlüğünde bulamadım. İnternetten araştırdım hiçbir şey yok bu ismin etimolojisiyle ilgili. Anlayacağın Kelimelerinsoyagacina yazamadım Simge ismininin etimolojisini,hep aklımdaydı, bu konuda da beni mahzur gör ablacığım tamam mı?:)

Bendeniz.. dedi ki...

benim bildiğim tarihi yada her neyse:)) simgenin blogunda yazıyor zaten."öylesine" koyulmadı o isim:)

biliyorum unutmadığını bende araştırdım ama yok.teşekkr ederim ablacım

Karazâde dedi ki...

Abla nasıl emeğin olmadı ya, siz olmasanız cidden yapamazdım... Bu bloğu açtığımdan beri hep yanımdasınız, Pandora ve Kasımpatı'yı da unutmamak lazım tabii.

Asıl ben mahçup oluyorum;)

Artık sık sık yazı yayımlayacağım abla merak etme sen:)

Karazâde dedi ki...

antik çağ hikayesi şöyledir:

iki dost, birbirlerine çok değer
verirler ama bir gün ayrılmak zorunda kalırlar, ayrılık günü bir veda sofrası kurmaya karar verirler, elveda demeden bir kere kadeh tokuşturmak isteyen iki dostun kadehleri cınlatmasıyla kadehler paramparca olur, her ikisi de kadehlerden küçük birer parça saklamak için alırlar, bu parçaya da
'simbolin'derler,
aslında hiç ayrılmadıklarını hissetmek üzere bu parçaları kalpleri üzerinde taşımaya karar verirler...

zamanla bu kelime değişip yerini sembole
bırakmıştır-bazı kesimlerde de senbol'e-
ya da SİMGE ye

çok şey ifade eden
minik parcacıklara "simge"
denir olmuştur.

Bu yazı mı abla, siz nerden buldunuz, kaynak nedir merak ettim?

Kızıl dedi ki...

Burada bendeniz geçmiş belli, yorumlara bakmadan da, şablonun değişmiş olmasından anlayabilir bunu herkes... Ama gerçekten güzel olmuş, emeğinize sağlık :)) Güle güle kullan sevgili Tutku :)

Zeugma dedi ki...

Blogunun son hali şahane Tutku..
Bendeniz'in ellerine sağlık..Ne kadar güzel olmuş..İnanılmaz.Eline sağlık o iyilik meleğinin hakikaten :)
Sen de çok güzel dizayn etmişsin.
İnsan ayrılmak istemiyor gerçekten : )
Bu arada kadınlara yapılan insanlık dışı davranışlar ve zulümlerle ilgili hazırladın o güzel yazın ve gösterdiğin duyarlılıktan dolayı seni kutluyorum Tutkucuğum..
Eline ve o güzel yüreğine sağlık..

Karazâde dedi ki...

Beğendiğinize sevindim, ya vala Bendeniz abla bana her şeyi öğretti, artık Bendeniz ablanın izinde ilerliyorum bende:) Yardıma ihtiyacınız olursa şablon kosunda yardımcı olabilirim yani:):)

Kasımpatı; Kadınlarımız, onları baş tacı etmeliyiz gerçekten. Küçükken haberlerde şiddete uğrayan kadınlar görürdüm. Evde hiç kavga görmeyen, gürültü duymayan ben bu haberleri izlerken çok etkilenirdim. Şimdi hala haberleri seyrediyorum ve buna benzer şeylerle karşılaşıyorum, çok acı, biz aydın bir millet olamayacağız sanırım. Genel konuşmak istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Nazım Hikmet'in bir şiiri vardı çok güzel:

KADIN

Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde
yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.