Hrant Dink / AGOS 19 Ocak 2007
Devamını okuyun...>>
Devamını okuyun...>>
Skin Design:
Free Blogger Skins
Hrant Dink / AGOS 19 Ocak 2007
Gönderen Karazâde 16 yorum
Kategoriler: haberler ve köşe yazıları
Hayallerimiz, çoğu yarım kalmış, üşümüş, yalnız düşmüş. Uykulu gözlerimizden damlayan umut yüklü hikayelerimiz, yanaklarımızda acemî gülüşlerimizden kalan çizgiler, yollar, sevdalar...
Dudaklarımızdan sızan ateşli cümlelerimiz ve ne yana sığdıracağımız meçhûl çocuksu heyecanımız.
Ardımızda masmavi bir okyanus derinliği, önümüzde yemyeşil çimenlerin tertemiz dinginliği, tedirgin beklentilerimiz. Avuçlarımızda kırılgan güvercinler, kanatlarında gül dalının ağırlığı.
Bekliyoruz...Onur Şahin/2008
-------------------------------------------------------------------------------------------
Daha yeni başlamıştık üniversiteye, heyecanlıydık ve yeni kişiler tanıdığımız için de mutluyduk. O akşam imsak vaktine kadar ne güzel, ne özel konular paylaşmıştık birbirimizle. Onur ağabey(Onur Şahin:geleceğin şair ve yazarlarından olur kendisi:) işte o güzel anları bu harikulade yazı ile ölümsüzleştirdi. Ona sonsuz teşekkürler... Çok özledim sizi çok!
Devamını okuyun...>>
Devamını okuyun...>>
Ermeni Diasporası Türkiye ve Atatürk hayranı Amerikalı kadın vekil Jean Schmidt aleyhinde kampanya başlattı.
Türk günü etkinliklerinde Türkler'in yanında Türk bayrağıyla yer almasının ardından seçim kampanyası için de Ohio'da Türkler tarafından işletilen restoranlarda yemek davetleri düzenledi. Temsilciler Meclisi'ne “Ermeni soykırım yasa tasarısı” getirildiğinde bu tasarıya karşı en büyük mücadeleyi veren yine Schmidt oldu.Gönderen Karazâde 5 yorum
Kategoriler: haberler ve köşe yazıları

Engin denizlerdeki güneşin yansıması gözlerin,
Beni başka diyarlara götüren sözlerin,
Kuş tüyü misali saçların,
Gökyüzündeki ani belirişin...
Siren sesi... Yeni bir başlangıç yine.
Vurgun denizlerde yol alan gemilerden bir yenisi daha.
Arsız gönül aradığını bulabilir mi bu meçhul dünyada?
Ey güzel!
Bu kaçıncı yaprak kalbinden düşen?
Usanmadın mı deli gönüllerden?
Sen ki afet-i Devrandın şu kısa ömrümde.
Ne olurdu benim için bir kez daha gülümsesen.
Kadir Tutku Kara

Sevgili Çobankızı'nın 'mim'lediği 'evde nefret edilesi durumlar' konulu yazıya dün başlamak içimden gelmemişti. Uzatmadan ödevimi hemen yapayım dedim ve büyük bir istekle başladım yazmaya.
Evde nefret edilesi durumlar:
-Ablamın kuşun cikciklemesine sinir oluşu ve bu sebeple kuşa sürekli marul yedirmesi:)
-Bir kat üzerimizde oturan, yaşayan ölü diye tabir edebileceğimiz, ağzı kokan yaşlı amcanın, kapının önünde oynayan çocuklara: " Haydi, kapınızın önüne, haydi!" diyerek çemkirmesi.
-Kapıcının sürekli bizden su istemesi ve bir kez bile bunun için teşekkür etmemesi.
-Yazı yazmaya konsantre olmuş bir vaziyetteyken, annemin çayla odaya girmesi ve: "Hadi oğlum, biraz ben gireyim bilgisayara, bir çay keyfi yapayım" diyerek emr-i vaki yapması.
-Ben uyurken, beni uyandıracak kadar sesli konuşulması.
-Televizyon seyrederken birden kanal değiştirilmesi.
-Çantamın ve telefonunum karıştırılması.
-Ayakkabımın üstüne ayakkabı konulması.
-Evcümen bir yapıya sahip olduğumu bilmesine rağmen annemin, beni ısrarla ekmek almaya göndermesi.
-Ablama soru sorduğumda, isteksizce cevap vermesi; cevaplarken lafı ağzında gevelemesi ve sözcükleri yuvarlamasından nefret ediyorum, sonrasında anlamadığımı belirttiğimde ise şu sinir bozucu cümleyi söylüyor bana: "Anlamını beklemiyordum zaten!" Komik mi şimdi bu?:)
-Evin haddinden fazla düzenli olması.
-Sürahinin hiç doldurulmaması.
-Ablamın narsist hareketleri.
-Kitap okurken televiyonun açılması.
-Karşıdaki komşumuzun aşırı muhafazakar oluşu ve benim varlığımın ona rahatsızlık verdiğini hareketleriyle belli etmesi.
-İkinci kattaki sapık komşumuzun büyük-küçük demeden bütün kızları ve erkekleri balkonda gözetlemesi.
-Aşağı kattaki kafadan kontak komşumuzun, -kendisinden akıllı olduğunu düşündüğüm- köpeğinin sürekli havlaması.
-Duvarlar ince olduğundan yan apartmanda oturanlarında sesleri rahatça duyulabiliyor. Yan apartmandaki karı-kocanın sürekli anne-baba kavgası yapması ve bundan dolayı sabahları uykumun yarıda kesilmesi.
-Kaplumbağamızın evde kaybolması ve bütün gün onu aramamız.
-ve evde ben yokmuşum gibi davranılmamasından nefret ediyorum.:))
Sanırım ben de bu yazıyı 2 kişiye paslamalıyım, 'mim'lemenin adetiymiş bu herhalde. O zaman ben de Pandora ve Gaykedi'yi 'mim'liyorum. Hayırlı uğurlu olsunnn...:)))
Teşekkürler Çobankızı...
Devamını okuyun...>>
Devamını okuyun...>>
Gönderen Karazâde 15 yorum
Kategoriler: Mimlendim:)
Seni bulmaktan çok aramak isterim.
seni sevmeden önce anlamak isterim.
seni bir ömür boyu bitirmek değil,
sana hep yeniden başlamak isterim.
Özdemir Asaf
Bir Bilgeye sormuşlar:
Dünya'nın en olgun insanı olduğunuz söyleniyor,buna katılıyor musunuz?
O da:
Dünya'nın en aptalca kanısı bu, demiş.
Peki, o zaman dünyanın en olgun insanı ya da olgun insanı kim?
Bilgenin cevabı bizi düşünmeye sevkeder. Çok şaşırtıcı ve kimilerine göre aptalca bir cevap veriyor bilge:
Dünya'nın en olgun insanı ben değilim; hayatı boyunca okumuş, kendini geliştirmiş bu yüz yaşındaki adam, bir çocuğun olgunluğuna erişememiş, der kendine göstererek...